Moldova Gezi Rehberi

Moldova Gezi Rehberi

Moldova Gezi Rehberi: Avrupa’nın En Az Keşfedilen İncisine Yolculuk

MOLDOVA HAKKINDA HERŞEY Kısa Özet – Hızlı Okuyanlar İçin

Romanya ile Ukrayna arasında saklanan Moldova, Avrupa’nın en az bilinen ama en şaşırtıcı ülkelerinden biridir. İlk bakışta küçük ve sessiz görünen bu ülke, içine girdiğinizde sizi bambaşka hikâyelerle karşılar. Sovyet geçmişi, dev yeraltı şarap şehirleri, kayalara oyulmuş manastırlar ve Türk kültürünün izlerini taşıyan Gagavuzya bölgesi Moldova’yı çok özel kılar.

Başkent Kişinev geniş parkları ve sakin atmosferiyle gezginleri karşılar. Şehrin dışında ise kilometrelerce uzanan şarap mahzenleri, Orheiul Vechi gibi tarihi alanlar ve Orta Çağ kaleleri bulunur. Dinyester Nehri kıyısındaki manastırlar ise doğa ve tarih severler için eşsiz manzaralar sunar.

Moldova aynı zamanda çok uygun fiyatlı bir Avrupa ülkesidir. Türk vatandaşları için vizesiz ve çipli kimlikle giriş yapılabilmesi de burayı keşfetmeyi oldukça kolay hale getirir.

Tamzara’nın seyahat anlayışıyla Moldova sadece görülen bir ülke değil, yaşanan bir deneyimdir.
Yerel köylerde yapılan sofralar, üzüm bağlarında yapılan sohbetler ve kültürle kurulan gerçek bağlar bu yolculuğu unutulmaz kılar.


Avrupa’nın En Az Keşfedilen İncisi: Moldova
Bazen dünyanın en güzel hikâyeleri en sessiz yerlerde saklıdır.

Moldova da işte tam olarak böyle bir ülke.

Romanya ile Ukrayna arasında kalan bu küçük Doğu Avrupa ülkesi uzun yıllar boyunca “Avrupa’nın en az ziyaret edilen ülkesi” olarak bilindi. Haritada yerini bile zor gösteren birçok gezgin için Moldova adeta bir bilinmezdi.

Ancak son yıllarda bu gizli hazine yavaş yavaş keşfedilmeye başladı.

Ve biz de Tamzara olarak bu keşif yolculuğunun peşinden gidiyoruz.

Çünkü Moldova, sadece görülecek bir ülke değil. Yaşanacak, dinlenecek ve hikâyeleri dinlenecek bir coğrafya.

Moldova Yolculuğu Başlıyor

Moldova’ya adım attığınızda sizi karşılayan ilk şey sakinliktir.

Başkent Kişinev geniş bulvarları, yemyeşil parkları ve Sovyet döneminden kalan mimarisiyle huzurlu bir şehir atmosferi sunar. Avrupa’nın kalabalık başkentlerinden farklı olarak burada hayat biraz daha yavaş akar.

Şehrin kalbinde yer alan Stefan cel Mare Parkı ve Katedral Parkı, Kişinev’in en canlı noktalarındandır. Ortodoks dünyasının önemli yapılarından biri olan Metropoliten İsa'nın Doğuşu Katedrali, şehrin en önemli dini yapılarından biridir.

Biraz yürüdüğünüzde küçük ama etkileyici bir Zafer Takı, Büyük Stefan Anıtı ve göl kenarındaki parklar sizi karşılar. Kişinev’de gezerken bir Avrupa başkentinden çok sakin bir üniversite şehrinde dolaşıyormuş hissi oluşur.

Ama Moldova’nın gerçek hikâyesi başkentin dışında başlar.


Yeraltındaki Şarap Şehirleri

Moldova dünyada şarap kültürünün en güçlü olduğu ülkelerden biridir.

Ancak burada şarap sadece bağlarda yetişmez. Adeta yeraltında yaşayan bir şehir gibidir.

Kişinev’in yaklaşık 15 kilometre kuzeyinde bulunan Cricova, dünyanın en ilginç şarap mahzenlerinden birine ev sahipliği yapar. Burada kilometrelerce uzanan tüneller vardır. Bu tünellerin toplam uzunluğu yaklaşık 60 kilometredir.

Bu devasa mahzenlerde araba ile gezilebilir. Evet, yanlış duymadınız. Dev bir mahsen ve %30 u ancak kullanılmakta şu an. Araçlarla geziyoruz. 

Yeraltında cadde isimleri olan bir şarap şehri vardır. Cabernet, Pinot, Sauvignon gibi isimler bu tünellerin sokaklarını oluşturur.

Biraz daha güneye gittiğinizde ise başka bir rekor sahibi sizi bekler: Milestii Mici.

Burası Guinness Dünya Rekorları’na giren dünyanın en büyük şarap mahzeni olarak bilinir. Toplam uzunluğu yaklaşık 200 kilometre olan bu mahzenlerde milyonlarca şişe şarap yıllandırılır.

Bu tünellerde dolaşırken insan kendini bir şarap müzesinde değil, yeraltındaki bir şehirde geziyormuş gibi hisseder.

Kayalara Oyulmuş Bir Dünya: Orheiul Vechi

Moldova’nın en etkileyici noktalarından biri ise Orheiul Vechi’dir.

Burası sadece bir manastır değil, aynı zamanda büyük bir arkeolojik komplekstir. Kireçtaşı kayalıkların içine oyulmuş mağara manastırı yüzyıllardır Dinyester Nehri vadisine bakar.

  1. yüzyılda Ortodoks keşişler tarafından kurulan bu manastır, uzun yıllar boyunca dini yaşamın önemli merkezlerinden biri olmuştur.

Kayaların içine oyulmuş hücreler, eski kilise bölümleri ve manastır yapıları bugün hâlâ görülebilir.

Manastırın bulunduğu tepeden baktığınızda nehir kıvrılarak vadiden akar. Moldova kırsalının sakinliği burada bütün ihtişamıyla hissedilir.

Dinyester Vadisinde Manastırlar

Moldova aynı zamanda etkileyici manastırlarıyla da tanınır.

Dinyester Nehri kıyısındaki Saharna Manastırı, ülkenin en önemli hac merkezlerinden biridir. Burada iki farklı manastır bulunur. Biri vadi içinde yer alırken diğeri mağara içinde saklanır.

Saharna’nın yakınında bulunan Tipova Manastırı ise kayalıkların içine oyulmuş başka bir gizli dünyadır. Dinyester’e bakan dik kayalıkların üzerinde bulunan bu manastır Moldova’nın en eski dini yapılarından biridir.

Buraya ulaşmak için yapılan yürüyüş ise başlı başına bir doğa deneyimidir.

Orta Çağ’dan Bir Kale: Soroca

Moldova’nın kuzeyine doğru ilerlediğinizde sizi Soroca Kalesi karşılar.

  1. yüzyılda inşa edilen bu kale uzun yıllar boyunca Moldova’nın sınırlarını korumuştur. Dairesel planı ve sivri kuleleriyle Avrupa’daki birçok kaleden farklı bir mimariye sahiptir.

Kalenin üç metre kalınlığındaki savunma duvarları ve kuleleri bugün hâlâ ayaktadır.

Soroca’ya geldiğinizde zaman sanki birkaç yüzyıl geriye gider.

Curchi Manastırı

Orhei Ormanları içinde saklanan Curchi Manastırı, Moldova’nın en güzel dini yapılarından biridir.

1773 yılında kurulan manastır özellikle pembe barok mimariye sahip Naşterea Domnului Katedrali ile dikkat çeker. 57 metre yüksekliğindeki kubbesi Moldova’nın en yüksek kubbelerinden biridir.

İç mekânda yer alan altın kaplamalı ikonalar ve freskler ise Ortodoks sanatının en güzel örneklerinden sayılır.

Moldova’nın Gizemli Bölgesi: Transdinyester

Moldova sınırları içinde ilginç bir bölge daha vardır.

Hiçbir Birleşmiş Milletler üyesi tarafından tanınmayan ama kendi bayrağı, ordusu ve parası olan bir yer: Transdinyester.

Başkent Tiraspol, Sovyet döneminden kalmış Lenin heykelleri ve eski meydanlarıyla adeta bir zaman kapsülü gibidir.

Buraya giriş için özel izin gereklidir ve bölge Moldova’nın geri kalanından oldukça farklı bir atmosfer sunar.


Gagavuzya: Türk Kültürünün İzleri

Moldova’da bizi en çok heyecanlandıran yerlerden biri ise Gagavuzyadır.

Bu özerk bölgede yaşayan Gagavuz Türkleri, kültürlerini ve geleneklerini büyük ölçüde korumuşlardır. Dil, yemek kültürü ve misafirperverlik açısından kendinizi yabancı bir ülkede değil, Anadolu’ya yakın bir coğrafyada hissedersiniz.

Tamzara olarak bu bölgeyi ziyaret ettiğimizde sadece şehirleri değil, insan hikâyelerini de keşfetmeye çalışıyoruz.

Moldova’da Yemek Kültürü

Moldova mutfağı sade ama lezzetlidir.

En bilinen yemeklerden biri Mamaligadır. Mısır unundan yapılan bu yemek çoğu zaman peynir ve et ile servis edilir.

Bir diğer klasik ise Placintadır. Peynirli, patatesli veya kabaklı iç harcıyla hazırlanan bu geleneksel börek Moldova sofralarının vazgeçilmezidir.

Şarap kültürü ise neredeyse her sofrada kendini gösterir.

Moldova’ya Ne Zaman Gidilir?

Moldova’yı ziyaret etmek için en güzel dönem ilkbahar ve yaz aylarıdır.

Nisan ve Haziran arasında doğa canlanır, üzüm bağları yeşile bürünür ve kırsal alanları keşfetmek için ideal bir ortam oluşur.

Şarap meraklıları için ise Eylül ve Ekim ayları oldukça özel bir dönemdir. Bu dönemde üzüm hasadı yapılır ve ülkede Ulusal Şarap Günü festivali düzenlenir.

Moldova’da Seyahat Kolay mı?

Moldova küçük bir ülkedir.

Bir ucundan diğer ucuna araba ile yaklaşık 2-3 saat içinde ulaşabilirsiniz. Kişinev’de troleybüsler ve minibüsler şehir içi ulaşımın temel araçlarıdır.

Türk vatandaşları için en güzel haber ise şu: Moldova’ya vizesiz ve çipli kimlik kartı ile giriş yapılabilir90 güne kadar vizesiz kalmak mümkündür.

Moldova görgü kuralları ipuçları

Moldovalılar misafirperverliği ciddiye alırlar, bu nedenle özellikle bir evde konaklama söz konusu olduğunda, gelenekleri ve görgü kurallarını önceden bilmekte fayda var. İşte en önemli nezaket ipuçlarımız:

• Birinin evine davet edildiyseniz, ev sahibine küçük bir hediye götürün.
• Eve girerken ayakkabılarınızı çıkarmayı unutmayın. :)
• Yemekte kadeh kaldırırken İngilizcedeki "cheers"e benzer şekilde " noroc!" deyin .
• Ortodoks kiliselerinde kadınlar saçlarını örtmeli, erkekler ise şapkalarını çıkarmalıdır.
• Kapı eşiğinde el sıkışmak uğursuzluk olarak kabul edilir.
• Bir kadın önce elini uzatmadıkça onunla el sıkışmayın.
• Otel ve restoranlarda bahşiş vermek adettendir ve %5 ila %10 arası yaygındır.

Tamzara ile Moldova’yı Keşfetmek

Bir ülkeyi tanımanın en güzel yolu onun insanlarıyla tanışmaktır. Moldova’da da tam olarak bunu yapıyoruz.
Köylerde kurulan sofralar, üzüm bağlarında yapılan sohbetler, yerel üreticilerle paylaşılan hikâyeler ve geleneksel Gagavuz yemekleri… Bu yolculuk sadece bir gezi değil, bir kültür deneyimidir.

Avrupa’nın kalabalık rotalarının dışında kalan Moldova, keşfetmeyi seven gezginler için gerçek bir sürprizdir.
Ve bazen en güzel seyahatler, henüz herkesin gitmediği yerlere yapılanlardır.


https://www.tamzaratur.com/moldova-turu